Kadınların Gizli Dünyası

 İç çamaşırı modası da günden güne hareketleniyor! Yeni modeller,farklı tasarımlar derken iç çamaşırımız sanki gece elbisesi alıyormuş gibi seçer olduk. Geçmişleri Rönesans dönemine dayanan çamaşırları daha yakından tanıyalım..

 İç çamaşırı hikayesi aslında milattan önceye kadar uzanıyor. Bu dönemde yaşayan kadınlar çamaşırları sadece göğüsleri yukarı kaldırmak,kalçalarını vurgulamak ve vücudlarını daha alımlı göstermek için giyiyorlardı. Eski Yunan’da kadınlar cüppelerinin altına kumaş ya da deriden yapılmış ve tek amacı dişiliği vurgulamak olan korseler giyerlerdi.Romalı kadınlar da üstlerine oturan dar,taşlı jartiyer benzeri kemerler kullanıyorlardı.Romalı erkekler için jartiyerler,eşarplar ve vücudun en değerli kısımlarını örten işlemeli kumaşlar erotik bir özellik taşıyordu.

 

Yüzyıllar boyu devam edecek olan bu akım belki de fetişist kültürün doğuşu sayılabilirdi.Kadınlar,erkeklerde tutku uyandırmak için,cinsiyetler arası doğal farkılıkları vurgulamak gerektiğini fark ettiler. Önceleri kendi iç çamaşırlarını,gerçekten farklı bir cins olduklarını için seçiyorlardı. Ortaçağ,iç çamaşırı için altın yıllardı; bu dönemde iç çamaşırı fetişizm için bir araç haline gelmiş ve erotik aksesuarlar olarak kabul edilmişti.

Rönesans döneminde İtalyan sanatı,Leonardo da Vinci,Boticelli,Michelangelo gibi sanatçıların eserleriyle şekillenirken,kadın göğüslerine sahip olan başsız erkek vücutları,güzel erkeklerin ateşli gözlerine sahip kadınlar eserlerinde ortaya çıktı.Fransız Farthingale’inin,bele takılan ve eteklerin kabarık durmasına yarayan,tahtadan yapılan iskeletleri,yastıklı rulolar sayesinde iç çamaşırı dünyasında hızla ilerlemeye başladı. Bu giysinin ortaçağ popüler özelliği karnı ortadan kaldırmak ve kadın vücuduna daha erkeksi bir görünüm sağlamaktı.

17’nci yüzyılda,yerlerini iç eteklere bıraktılar. İç etekler üste bolca oturuyor ve havanın rahatça dolaşmasına izin veriyordu. Üç kattan oluşuyordu; ‘modeste’ (sade), ‘fripon’ (oyunbaz), ve ‘la secret (sır). Bu dönemde iç çamaşırlarına verilen isimler maksatlarını ortaya koyuyordu.Dekolte korseye verilen ad ise ‘la gourgandine’,yani ‘edepsiz civelek’ idi. Bir korse yapımcısının vitrininde bir reklam sloganı aslında herşeyi özetliyor:“Güçlü olanı kontrol et,zayıfı destekle ve hatalı olanı düzelt!”

Omuzdan Kalçaya Kadar Korse

18’inci yüzyıl,pannier,yani ‘küfe’ ile tanıştı.Belden asılan pannier,sazdan yapılmış çemberler ve bantlardan oluşuyordu. Sadece kalçaları belirginleştirmekte kalmıyor,aynı zamanda bedenle giysi arasında boşluk yaratarak teşhir edici oluyordu.

 

İlerlemeyi durdurmak mümkün olmadığı için,kısa süre sonra pannier’lerin yerini yalancı kalça olarak bilinen ‘bustiyerler’ aldı. Bu çamaşır kadınlara daha rahat bir hareket veriyordu fakat dikkatleri kadının arkasına topluyordu.1900’lerde kadın kıyafetleri hiç olmadığı kadar sınırlayıcıydı. Elbiseler ve iç çamaşırlarındaki bolluk da kadın bedeninin düşmanı gibiydi. Kadınlar garip bir görünüme sahipti; bir işkence aleti olan sert bir korse,omuzlardan kalçalarına kadar iniyordu. Buna ek olarak,uzun bir korse daha,eteklik ve bir de külot giyiyorlardı.(Tanrım ne işkence!!)Bu kısıtlamalardan kısa bir süre sonra vazgeçildi.Aradan geçen zamanda kadınların zırhı kaybolmaya başladı. Dans ederek yavaşça soyunmayı içeren ‘striptiz’ doğdu ve ardından erkek dergileri çıktı. Bu dergiler sayesinde erkekler kadın iç çamaşırlarını incelemeyle tanıştı.

1914-18 yıllarında etek boyları kısaldı ve önce alt baldırları,daha sonra da dizleri açık bıraktı.Korseler bir süre sonra yerini bele takılan ve direkt tenle temas eden jartiyerlere devretti. Kadınlar yeni keşfettikleri özgürlüklerinin tadını çıkararak;at binmeye başladı,spor yaptı.

Gereksiz ağırlıklardan kurtulan moda giderek daha hafif hale geldi. 1930’larda erotizm kendini en çok çorapların bittiği yerle kalça üstünde kalan,bir kadının bacak bacak üstüne attığında,arabadan indiğinde gözüken o ince ten çizgisinde gösteriyordu. Ardından Fransızlar’ın hassas ‘Petit Bateau’ külotları ortaya çıktı. Bembeyaz ve pamuktan yapılmışlardı.Kadın iç çamaşırı minimuma inmişti; sutyen,külot ve çorap askısı.

Bir yenilik arayan tasarımcılar ilhamlarını geçmişten aldı! Gecenin kadınları tarafından giyilen siyah dantelli iç çamaşırları ve Fransız Kankan dansçılarının fırfırlı külotlarının nostaljik hatırası ilham kaynağı oldu. Viktoryen iç çamaşırının dönüşü gerçekleşti. Çorap askıları yani jartiyerler daha nazik hale geldi.

İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle bir refah dönemi başladı. 1947’de uzun süren lüks eşyalardan kaçınma dönemi yerini iç çamaşırı için meraka bıraktı. Savaş zamanında olduğu gibi göğüsler artık gizlenmiyordu. Bu dönemde Howard Hughes yarım kaplı sutyeni icat etmesiyle büyük bir fark yarattı. 1960’larda,eski model olan Mary Quant mini eteği ortaya çıkarıd. Açığa çıkan baldırlar,jartiyerlerin sonu oldu. Mini eteğin sonucunda külotlu çoraplar icat edildi.

Yumuşak ve Esnek

Günümüzde ise farklı modeller ve her gün çıkan yeni tasarımlar karar vermeyi zorlaştırıyor.Üstelik iç çamaşırı almak zordur,marifet ister. İç çamaşırı alırken yüzde 100 pamuklu örgü kumaştan olmasına dikkat edin. Sentetik kumaştan imal edilmiş iç çamaşırları tercih etmeyin. Sütyen alırken göğüs ölçünüzle birebir bedende olmasına dikkat edin. Balenlerin göğsünüzün ortasına tam olarak oturması,giyildiği zaman göğüsleri bastırmaması gerekiyor. Böylece göğüs kaslarının zamanla gevşeyip sarkmasını geciktirmeye yarıyor.Doğru bir sutyen kıyafeti güzel gösterdiği gibi yanlış seçim yaptığınızda bütün görünüşünüz ve duruşunuz değişebilir.

 

Bu Yazımızı Okumadan Geçmeyin..Cilveli Kadının Zaferi

Kadınların Gizli Dünyası
5 (100%) 1 vote

5 yorum “Kadınların Gizli Dünyası

  1. kadın olmak zor 😀

    ve dünya hergeçen gün değişiyor , ihtiyaçlar her dönem değişiyor…Buda bir satış stratejisidir…önemli olan insanların ne giydiği değil sektöre hakim firmaların insanları nelere ittiğidir..

      • Evet…moda adı altında her dönem çok şey değişir…

        dün yamalı pantolon giyen fakir hor görülürken bugun sırf moda diye pantolanları yırtıp 700 800 tl veren ileri zekalılar var…malın kalitesi değil satış tekniği sattırır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir