Hiroşima Ve Sadako Sasaki

1

6 Ağustos 1945 İlk Atom Bombası Ve Hiroşima

Amerika Birleşik Devletleri diğerlerine hiç benzemeyen bir bombayı Hiroşima üzerinde denedi.Bomba dünyanın en iyi bilim adamları tarafından oluşan bir grup tarafından üretilmişti.Kullanma kararı tarihin en önemli siyasi kararlarından birisiydi.Araştırdığım bilgiye göye amaç “ölen ya da yaralanan insanlar değil,ölmeyen ve kurtulan insanların ne halde olacakları” idi. Bir çeşit vahşet deneyi diyelim biz buna ve nükleer bir saldırının kurbanları olan Hiroşima halkının acı hikayesi..

Nükleer gibi yok edici bir güç kullanıldığında insanlar çaresizdir,tıpkı karıncalar ve böcekler gibi..

 

6 Ağustos 1945 günü 2.dünya Savaşı’nın son zamanlarına doğru,saatler 8:15’i gösterirken ABD ‘Elona Gay’ ismini verdikleri B-29 bombardıman uçağından nükleer saldırıyı gerçekleştirdi.Little Boy (küçük oğlan) ismini verdikleri Atom bombası tam 43 saniyede saatler 8:16’yı gösterdiğinde Hiroşima’ya düştü ve yaklaşık 600 metre yükseklikte patladı.

Hiroşima

Bomba büyük yıkımı aşamalar halinde gerçekleştirmiştir.İlk görünüşte büyük beyaz bir ışık ve ışığın ardından gelen ateş topu 300 metre genişliğindeydi.Ateş topunun merkezindeki sıcaklık 4.000 santigrat derecedeydi.Yoğun sıcak dalgaları gölgelere vurdu,merdivenleri,trabzanları ve metal üzerinde durmaktan kaçan insanları bile o saniye ya buharlaştırdı ya da kömüre dönüştürdü.Patlama aynı zamanda çok güçlü kızılötesi radyasyon ve gama ışınları üretmişti.Bu duvarları aşan ve insan vücudundaki hücrelere işleyen bir saldırıydı.Atom bombasının düştüğü yerde o an herkes ölmüştü.

 

Kente yakın evleri olan bazı insanlar olayı şöyle anlattı:

“Patlamayla birlikte duvarlara savrulmaya başladım,vücudum bir duvardan diğerine ve zeminden tavana çarpıyordu.Bedenim bir top gibi sağa sola savruluyordu.Bu korkunç bir şeydi.Yapabileceğim hiçbir şey yoktu.”

“Siyah bir kara bulut dalgası bana doğru geliyordu,dağların eteğinden bana doğru ilerliyordu.Dağlara çarpıp dalga yaparak bulunduğum yere doğru yaklaşmaya başladı ve o an bedenim yerden kesildi.Beni evin diğer köşesine kadar savurdu,sadece bir kaç saniye sürdü.”

“Gözlerimin önünde Hiroşima kışlası yok olmuştu,herkes kan içindeydi.Ahşap yapılar paramparça olmuştu. Hiroşima’da taş üstünde taş kalmadığını gördük.Binaların hiçbiri yerinde değildi.Şehrin her yerinden alev yükseliyordu.Sonra çocuklarımı aramaya başladım.Kızım henüz 6 yaşındaydı.Göğsünde yanıklar vardı ve kütüklerin arasında mahsur kalmıştı her yer alevler içindeydi ve ben çok uğraştım kızımı kurtarmak için,ama sıcaklığa daha fazla dayanamadım ve kızımı gözlerimin önünde kaybettim”

Hiroşima Halkı

Hasar çok büyük,70 bin kişi o anda,onbinlerce insan da ileriki yıllarda radyasyon nedeniyle öldü.Toplam ölüm sayısının yaklaşık 140 bin ve zamanla radyoaktivitenin yol açtığı kanserle 200 bin olduğu söyleniyor.

Kağıttan Bin Turna Kuşu Ve Sadako Sasaki

Terör,savaş,ölen çocuklar,insanlar hala dünyanın her bölgesinde var.Çocukların yaşamları ve gelecekleri ellerinden alınıyor.Hiroşima’da radyasyondan etkilenen ve Nazım Hikmet’in “Hiroşima’da Bir Kız Çocuğu” şiirine ilham veren kısa bir hikaye anlatmak istiyorum.Bu hikaye gerçek bir hikayedir,üzücüdür fakat çok anlamlı mesajlar vermektedir.

Sadako Sasaki atom bombası patladığında 1 yaşındaydı,bu katliamdan sonra kan kanseri olan insanlardan biriydi,Sadako 10 yaşına geldiğinde doktorlar atom bombasından kaynaklandığı teşhisini koydular.Japonya’da halk tarafından inanılan bir efsane göre “kağıttan bin turna kuşu” yaparsa o kişinin bütün dilekleri gerçekleşirmiş.Çocuk ya inanmış işte,bin adet turna kuşu yaparsa iyileşeceğini düşünmüş ve başlamış kağıt turnaları katlamaya.Katladığı bazı turna kuşlarının kanatlarına sözler yazarmış.

 

“Kanatlarına huzur yazacağım,böylece tüm dünyada uçabileceksiniz.”

 

Hastalığı çok ilerleyen küçük kızın ömrü ne yazık ki bin turna kuşunu katlamaya yetmemiş.25 Ekim 1955 günü 644 adet turna kuşu katlamış Sadako,eksik kalan 356 turna kuşunu ise arkadaşları tamamlamış.Tamamladıkları kağıttan bin turna kuşunu Sadako Sasaki ile beraber gömmüşler.O günden sonra Japon kültüründe “Turna Kuşu” barışın simgesi olmuş. Barışa faydası olmuş mu bilemiyorum,yine de çocukların barış için umudu olması güzel bir olay.

Hiroşima’da ölen insanların anısına bir anıt yapılmış ve her yıl Barış günü ilan edilen 6 Ağustos günü,dünyanın dört bir tarafından çocuklar ‘kağıttan turna kuşu’ yapıp Hiroşima’da Sadako’nun anıtına gönderiyorlar.

 

Burada verilen mesaj çok açıktır..

Bu bizim dünyamız,bizim duamız..Dünyamızda savaş değil barış istiyoruz.

Nazım Hikmet’in o güzel dizeleriyle;

Kapıları çalan benim,kapıları birer birer,

Gözünüze görünemem,göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli,oluyor tam bir on yıl kadar,

Yedi yaşında bir kızım,büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,gözlerim yandı kavruldu,

Bir avuç kül oluverdim,külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için,

Hiçbir şey istediğim yok.

Şeker bile yiyemez ki,kağıt gibi yanan çocuk,

Çalıyorum kapınızı,teyze,amca bir imza ver,

Çocuklar öldürülmesin,

Şeker de yiyebilsinler.

1956 Nazım Hikmet

Nazım Hikmet’in Sadako Sasaki için yazdığı bu şiir,Zülfü Livaneli tarafından bestelenmiş ve seslendirilmiştir.

*Savaş ulusların hayvanca var oluş durumudur,barış ise insanca var oluş durumu.

Hiroşima Ve Sadako Sasaki
5 (100%) 3 votes
1

3 yorum “Hiroşima Ve Sadako Sasaki

  1. Malesef dünya o kadar kötü bir yer ki insanlar hâlâ birbirini öldürmeye devam ediyor. Umarım bu kadar büyük bir vahşeti yaşamayız bir daha sırf ülkelerin çıkarları için, çok üzücü bir durum..

  2. İşin ilgincide dünyanın en acımasız katliamını yapan devlet başka devletleri soykırım yapmakla barbarlıkla terörle suçlayıp demokrasi getirmekten bahsedebiliyor

  3. Daha kötüsünü yaşayacağımızı düşünüyorum,teknoloji daha fazla ilerledi kim bilir ne nükleer silahlar yaptılar @nane 🙂

    @terrius Belgesini izledim de,bilim adamlari ve askerler bu olayi ‘başarılı bir deney’ olarak nitelendiriyorlar 🙂 Ödül alan bile var.

Comments are closed.